Rektör Özkan Şov Peşinde Ama…

Prof. Dr. Özlenen Özkan yönetimindeki Akdeniz Üniversitesi kan kaybetmeye devam ediyor. Rektörlük’te 3’ncü yılını dolduran Özlenen Özkan’ın ekip kuramayışı, proje üretememesi ve çalışanlarıyla iletişim kuramamasının faturasını Akdeniz Üniversitesi ödüyor ve 

“Yönetememe” sorunu uluslararası sıralamalara yansımış durumda.

5 Aralık 2023 tarihinde açıklanan ve İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS), çevresel ve sosyal etki ile yönetişim açısından dünyadaki üniversiteleri değerlendirdiği 2024 Sürdürülebilirlik Sıralaması'nında Akdeniz Üniversitesinin son 3 yıldır gerilediği görülüyor.

Üniversite’de yükselen çığlıklar gerilemenin nedenlerine işaret ediyor. Rektörlük, üniversiteyi sadece “hastaneden” ibaret sanıyor ve gündemde kalınmaya çalışılıyor. Bursa’da ortaya çıkan ve “çöp çoçuk” olarak bilinen hastanın Antalya’ya getirtilip boy boy  medyada yer alınması bu örneklerden biri olarak gösteriliyor. Rektör Özkan’ın özel hukukçu ekibinin dışında PR çalışması yapan bir medya ekibinin de olduğu belirtiliyor. 

Hatırlanacağı üzere Rektör Özkan göreve gelir gelmez Akdeniz Üniversitesini “Hastane” ve “Kampüs” olarak 2’ye ayırmayı planlamış ve boşa geçen 1 yıla da imza atmıştı. Hastaneyi kim ve neden ayırmak istedi bilinmez ve ayrı bir husus ancak hastane dışındaki birimleri ‘gereksizmiş’ gibi gören anlayışın bugün çöktüğü ortaya çıkıyor. Motivasyon yok, üniversite kendi içinde bölünmüş durumda ve 7.000 çalışan mutsuz ve ortalıkta yönetici yok. Kısacası Akdeniz Üniversitesinde “yönetememe şiddeti” yaşanıyor. 

Geçtiğimiz günlerde istifa ettiğini açıklayan Rektör Yardımcısı Murat Turhan ile diğer rektör yardımcısı Gülbin Arıcı’nın 3 yıllık dönemde üniversiteye hiç bir katkılarının olmadığı ifade ediliyor. Mobbingler, soruşturmalar, görevden almalar, istifalar, öğrenci olayları muhalif kadrolaşma ve 1300 öğretim üyesinin kadro beklediği konuları da bugünlerde LGBT ve Alman STK faaliyetleri ile başka bir boyuta taşınmış görünüyor. 

Anlaşılan o ki Rektör Özlenen Özkan ve yakın çevresi Necip Hablemitoğlu’nu hiç okumamış. Hablemitoğlu; Alman devleti tarafından finanse edilen Friedrich Ebert Stiftung Vakfı’nı “Türkiye’de karanlık işler çeviren bir yapı”olarak tanımlamıştı. Söz konusu Alman Vakfının Akdeniz Üniversitesindeki faaliyetlerinin ise gün geçtikçe arttığı belirtiliyor. 

Rektör Yardımcısı Gülbin Arıcı ve Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Nurşen Adak tarafından organize edilen Kadın Çalışmaları Sempozyumuna sponsor olan ve LGBT propagandası yapan Friedrich Ebert Stiftung Vakfı’nın aynı zamanda Üniversitenin Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Erol Esen ile birlikte Bilim toplantı yaptığı da belirtiliyor. https://www.hidropolitikakademi.org/tr/detail/30564/iklim-degisikligi-cevre-krizi-ve-goc-konulu-uluslararasi-antalya-bilim-forumu--29-kasim--1-aralik-2023

CB Erdoğan’ın “LGBT, aile kurumu için bir zehirdir. Bu zehri halkının yüzde 99'u Müslüman olan bir ülke olarak kabullenmeniz mümkün değil.” açıklamasına muhalif biçimde LGBT destekçisi Alman Vakfı ile birlikte üniversitede programlar yapılması dikkatlerden kaçmıyor. Akdeniz Üniversitesindeki LGBT propagandasının oldukça ileriye gittiği ve toplumsal cinsiyet adı altında marjinal ve muhalif gruplarla bir araya gelinmesi endişeyle izleniyor. “Türkiye Yüzyılı’nda üniversite yönetilemiyor, kurumsallaşmış küresel emperyalist vakıflar üniversitede kol geziyor, Akdeniz Üniversitesi geriletiliyor.